Ortaklığın giderilmesi davasını açma hakkı her paydaşa aittir. Paydaşlar, bir araya gelmeden de bu davayı açabilirler. Ancak, ortaklığın giderilmesini isteyen bir paydaş, bu dava açılacaksa diğer tüm paydaşlara karşı açmak zorundadır. Ortaklığın giderilmesini isteyen davacı haricindeki tüm paydaşlar bu davada davalı olmalıdır. Yani, ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlar arasında zorunlu bir dava arkadaşlığı vardır. Ortaklığın giderilmesi amacıyla dava açmış bulunan davacı, bu davadan vazgeçmiş olsa dahi hakim davalılara ‘’bu davaya devam etmek isteyip istemediklerini’’ sormaktadır. Bir tane paydaş/ortak dahi davaya devam etmek isterse ortaklığın giderilmesi davası mahkeme tarafından sürdürülecektir.
Ortaklığın giderilmesi davasında ortakların paylarına kavuşabilmesi için iki farklı yöntem kullanılmaktadır: Bunlar; aynen taksim yöntemi ve satış suretiyle ortaklığın giderilmesi yöntemidir.
“Aynen Taksim” Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi Usulü
Türk Medeni Kanunu madde 699’a göre, paydaşlar arasında malın bölüşümünde anlaşmazlık olduğunda, bir paydaşın talebi üzerine malın aynen bölünerek paylaştırılması gerekmektedir. Eğer paylaştırılma sonucunda değerler arasında eşitlik sağlanamazsa, eksik değerdeki parçaya para eklenerek karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Aynen taksim yöntemi uygulanması ortaklığın giderilmesi davalarında öncelikli amaçtır. Örneğin, 3 tarla ve 3 mirasçı varsa, her mirasçıya bir tarla verilerek aynen taksim gerçekleştirilecektir. Bu nedenle, bir paydaşın ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini talep etmesi ve malın aynen bölünebilir olması durumunda, hâkim aynen taksimin şartlarını araştırır. Mümkünse malın aynen bölünerek paylaştırılması kararlaştırılır. Ortaklığın giderilmesi dava sürecinde avukat ile çalışarak hak ve menfaat kayıpları yaşamanın önüne geçebilirsiniz.
“Satış Suretiyle” Ortaklığın Giderilmesi Usulü
Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınır veya taşınmaz malın icra marifetiyle satışı yapıldıktan sonra satıştan elde edilen bedelin ortaklara pay edilmesi işlemidir. İlgili taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse veya taraflardan biri aynen taksim talebinde bulunmuyorsa, ortaklık satış yoluyla sonlandırılır. Bu satış işlemi genellikle icra dairesi veya satış memurluğu aracılığıyla gerçekleştirilir. Satış şekli açık artırma veya pazarlık yöntemiyle gerçekleştirilebilir. Ancak önemli bir nokta, davanın tarafları satış işleminin yalnızca kendi aralarında gerçekleşeceği konusunda mutabık kalırlarsa satış yalnızca ortaklar arasında gerçekleşecektir. Mutabakat sağlanamamışsa satış işlemi halka açık bir şekilde gerçekleştirilir ve üçüncü bir kişiye de satış yapılabilir. Satış işleminden kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi için avukat, yazılı veya sözlü danışmanlık hizmetiyle sizlere yardımcı olacaktır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Ortaklığın giderilmesi davasında, yetkili mahkeme ilgili taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Örnek olarak, eğer ortaklığın giderilmesi davası avuatta bulunan bir taşınmaza ilişkin ise yetkili ve görevli mahkeme Beypazarı Sulh Hukuk Mahkemesi olacaktır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer
Ortaklığın giderilmesi davasının tam olarak ne kadar süreceği konusunda kesin bir tahminde bulunmak zordur. Bu süre, davadaki ortakların/tarafların sayısına, taraf adreslerinin ulaşılabilirliğine, tebligatların ulaşma durumuna, davayı takip eden vekil olup olmamasına, yurtdışında ikamet eden ortakların olup olmamasına, satış talebinde bulunulup bulunulmadığına gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilecektir. Genel olarak ortaklığın giderilmesi davaları 12 ile 15 ay gibi bir sürede sonuçlanmaktadır. Davanın neticelenme süresi hakkında kesin bir bilgi almak ve dava sürecinde usuli hatalar yapmamak için avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Sonuç olarak; İzale-i şuyu davası, ortak mülkiyet halinde bulunan bir taşınmazın paydaşları arasında yapılan anlaşmazlıkların çözümü için açılan bir davadır. Bir taşınmaz üzerinde birden fazla kişi pay sahibi ise, herbir pay sahibi, taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesini talep edebilir. İzale-i şuyu davası, taşınmazın paydaşlar arasında nasıl paylaşılacağını belirlemek amacıyla açılır. Türk hukukunda bu dava türü ile paydaşların haklarının korunması ve mülkiyet ilişkilerinin düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Avukat, İzale-i şuyu davası sürecinde hak ve menfaat kaybı yaşamamanız ve hızlı netice almanız konularında sizlere hukuki destek olacaktır.

